Besni’de Tarımın Geçmişi, Bugünkü Başarısı ve Geleceği
Besni, tarih boyunca toprağıyla yaşayan, emeğiyle var olan ve üretmeyi hayatının merkezine koymuş insanların yurdudur. Bu topraklarda yetişen insanın karakteri de tıpkı toprağı gibi güçlüdür; çalışkan, dayanışmacı ve birlikte hareket ettiğinde neler başarabileceğini defalarca göstermiş bir halktır. Geçmişten bugüne bakıldığında Besni’de tarlalardan pazarlara uzanan bu üretim kültürünün ardında yalnızca alın teri değil, aynı zamanda birlikten kuvvet doğduğunu bilen sağlam bir toplumsal ruh vardır. İşte bu ruh, Besni’nin bugün elde ettiği başarıların temelini oluşturduğu gibi, gelecekte atılacak adımların da en büyük güvencesidir.
Besni’de tarım denildiğinde akla gelen ilk değerlerden biri şüphesiz ki üzümüdür. Yıllardır hem Türkiye’de hem de yurt dışında kalitesiyle tanınan Besni üzümü, yalnızca bu toprakların iklimi ve güneşi sayesinde değil, aynı zamanda bağlarda verilen yoğun emek, sabır ve ustalık sayesinde ortaya çıkan kıymetli bir üründür. Bağcılık büyük bir bilgi, disiplin ve karakter gerektirir; Besni insanı ise bağlarında gösterdiği emekle bu zorlu üretimi başarıyla sürdürebilecek kapasiteye ve iradeye sahip olduğunu yüzyıllardır ortaya koymuştur.
Besni üzümünün yanı sıra Antep fıstığı da bölgemizde uzun yıllardır yetiştirilen önemli tarım ürünlerinden biridir. Besni ve çevresinde yetişen fıstıklar aroma ve kalite bakımından ülke genelindeki pek çok üretim bölgesiyle kıyaslandığında daha fazla rağbet görmekte, tüketiciler tarafından özellikle tercih edilmektedir.
Uzun yıllardır bölgemizde üretimi yapılan ancak son yıllarda geniş arazilerde planlı ve profesyonel şekilde yetiştirilmeye başlanan badem üretiminin önemi de giderek artmaktadır. Bölgemizin iklimi ve toprak yapısı badem yetiştiriciliği için son derece elverişli olup, bu durum son yıllarda üreticilerin ilgisini daha da artırmıştır. Nitekim Besni ile Adıyaman arasındaki geniş tarım alanlarında binlerce dönümlük arazide badem ağaçları dikilmiş ve bölge kısa sürede önemli bir üretim merkezine dönüşmeye başlamıştır. Geçmişte daha çok geleneksel yöntemlerle, karadüzen diyebileceğimiz şekilde yapılan badem üretimi ise son yıllarda yapılan araştırmalar, modern tarım teknikleri ve profesyonel yetiştiricilik anlayışı sayesinde çok daha verimli ve sürdürülebilir bir hale gelmiştir.
Son yıllarda bölgemizde dikkat çeken bir diğer konu ise zeytin üretimidir. Yıllardır yaptığım araştırmalar ve uyguladığım denemeler sonucunda Besni toprağının ve ikliminin, karakteristik aromaya sahip yüksek kaliteli zeytin üretimi için son derece elverişli olduğunu açıkça görmekteyim. Bu inançla bölgemizde sertifikalı organik üretim yöntemleriyle zeytin yetiştiriciliği yaparak kendi zeytinyağımızı üretmek ve kendi markamız altında hem Türkiye pazarında hem de Avrupa pazarında yer almak üzere bir proje üzerinde çalışıyoruz. Amacımız yalnızca bir ürün üretmek değil; aynı zamanda Besni’nin adını kaliteli ve sağlıklı zeytinyağıyla uluslararası pazarlara taşımaktır.
Doğal ve Organik Üretim
Bugün dünya genelinde gıda üretimine bakıldığında, tüketicilerin giderek daha fazla sağlıklı, doğal ve organik ürünlere yöneldiği açıkça görülmektedir. Ülkemizin batısında ve Avrupa ülkelerinde son yıllarda sağlıklı beslenmeye yönelik hızla artan bir talep oluştuğunu görmekteyiz. İnsanlar artık doğru ve sağlıklı beslenmenin değerini daha iyi anlamış olup, kimyasal yükü düşük, doğaya ve insan sağlığına zarar vermeyen üretim yöntemlerine büyük önem vermektedir. Bu nedenle geleceğin kazançlı üreticileri, yalnızca miktar üretmeye odaklananlar değil; kaliteyi, sağlığı ve sürdürülebilirliği merkeze alan üreticiler olacaktır.
Besni insanı geçmişte olduğu gibi bugün de birlikte hareket etmenin gücünü çok iyi bilen bir topluluktur. Kooperatifleşme konusunda atılan adımlar göstermiştir ki ortak akıl, ortak emek ve ortak hedeflerle hareket edildiğinde yalnızca bireysel değil, bölgesel kalkınma da mümkün olmaktadır. Bu anlayış daha da güçlendikçe Besni’nin tarımsal başarılarının büyümesi kaçınılmaz olacaktır.
Önümüzdeki yıllarda bölgemizde organik üretimin değeri üreticilerimize doğru şekilde anlatılır, bu alanda bilinçli ve bilimsel çalışmalar yapılır ve ortaya çıkan kaliteli ürünlerin pazarda hak ettiği değeri bulabilmesi için güçlü pazarlama girişimleri hayata geçirilirse, bölgemizde üretilen ürünlerin yalnızca yerel pazarda değil daha geniş pazarlarda da karşılık bulacağına inanıyorum. Çünkü doğru üretim yöntemleriyle elde edilen kaliteli ve sağlıklı ürünler, doğru pazarlama stratejileriyle sunulduğunda mutlaka değerini bulur. Bu da yalnızca üreticimizin kazancını artırmakla kalmaz, aynı zamanda bölgemizin ekonomik gelişimine ve kalkınmasına da önemli katkılar sağlar.
Besni’de toprağa atılan her tohum, yalnızca bugünün mahsulü değildir; aynı zamanda geleceğe bırakılan bir umut ve bir mirastır. Bu topraklarda çalışan her üretici, dikilen her fidan ve kurulan her bağ ya da bahçe, yarının daha güçlü Besni’sini inşa eden sessiz ama değerli adımlardır. Eğer üretimde kaliteyi, doğallığı ve birlikte hareket etmenin gücünü merkeze koyabilirsek, Besni yalnızca üzümüyle değil; fıstığıyla, bademiyle ve zeytiniyle de adından söz ettiren güçlü bir tarım bölgesine dönüşecektir. O zaman Besni’nin bereketli toprakları yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de gururla sahip çıkacağı büyük bir zenginliğe dönüşecektir.
Kemal Doğan
Besni Hevedi Aşireti Derneği
Yönetim Kurulu Üyesi
Anatolivia Organik Zeytinyağı Sahibi