Hevêdî (Hevedi / Hevedan) Aşireti
1. Aşiretin Adı ve Kökeni
Hevêdî aşireti, Kürtçe’de “beklenen / umut edilen” anlamına gelen hevêdî kelimesinden türemiştir. Aşiretin isimlendirilmesinde bu anlamın etkili olduğu kabul edilir. Ad farklı kaynaklarda Hevedi, Hevedan, Hüveydi, Hüveydan gibi varyantlarla da anılır, ancak en yaygın ve doğru kabul edilen biçim Hevêdî’dir. Hevêdîlerin kökeni hakkındaki çeşitli görüşlerde, aşiretin özünde Kürt kimliğine sahip olduğu, Osmanlı arşivlerinde de “Ekrâd Taifesi” – yani Kürt topluluğu olarak kaydedildiği belirtilir.
Bazı tarihsel anlatılarda Hevêdîlerin Osmanlı döneminde Besni’ye göç eden bir topluluk olduğu ifade edilirken, diğer kaynaklarda aşiretin 9. yüzyıla kadar giden eski bir geçmişe sahip olduğu aktarılır. Hevedi isminin geçmişine dair şerhlerde, İbni Farqîni gibi tarihçilerin Silvan tarihine göre Cizreli Süleyman Baz’ın oğullarından birinin aşiret lideri kabul edildiği belirtilir ki bu da aşiretin kökenini çok daha eski bir döneme uzatır.

2. Tarihsel Yolculuk ve Osmanlı Dönemi
Hevêdî aşireti, Osmanlı döneminde Adıyaman’ın Besni ilçesi çevresinde yoğun şekilde yerleşmiş bir topluluk olarak bilinir. 1844 tarihli nüfus sayımında, Hevêdî cemaatinin yaşadığı yerler “Hevêdî Nahiyesi” adıyla resmi bir idari birime dönüştürülmüş ve birçok köy bu nahiye kapsamına alınmıştır.
Bazı anlatılarda 1718 yılı civarında Osmanlı’nın Lale Devri sonrasında Besni bölgesine yedi süvari birliğinin gönderilmesi ile Hevêdîlerin organize bir aşiret şeklini aldığı da ileri sürülür. Bu hikâyede bu yedi süvariden dördünün Kürt, ikisinin Arap ve birinin Türk olduğu, zamanla bu birlikten aşiretin çoğaldığı aktarılmaktadır. Bu anlatı tarihsel olarak tartışmalıdır ve bazı kaynaklar bunun gerçekliğini sorgular.
Osmanlı dönemi arşivlerinde Hevêdîler “Kürt topluluğu” olarak tanımlandığı için, aşiretin Osmanlı bünyesinde Kürt kimliği ile kabul edildiği söylenebilir.
3. Coğrafi Yayılım ve Nüfus
Hevêdî aşireti tarih boyunca geniş bir coğrafyaya yayılmıştır:

• Malatya,
• Kilis,
• Şanlıurfa (Suruç),
• Mardin (Midyat ve merkez),
• Van (Muradiye),
• Ağrı,
• Siirt (Baykan) gibi yerlerde büyük topluluklar vardır.
Bugün Hevêdî mensuplarının Türkiye’nin 49 iline yayıldığı, Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde 33 köyün, Adıyaman merkez, çelikhan ve kahtada ayrıva Besnide 32 köyün Hevêdî aşiretine bağlı olduğu belirtilir.
Bazı kaynaklar nüfusun çok geniş olduğunu,1.4 milyon civarında Hevêdî mensubu bulunduğunu ileri sürmektedir. Bu rakamlar resmi nüfus sayımlarına dayanmamakla birlikte, aşiret içinde paylaşılan tahmini sayılar olarak yer alır.
4. Kültürel ve Sosyo-Dini Yapı
Hevêdî aşireti mensuplarının büyük çoğunluğu Sunni Müslümandır ve Kürt kültür geleneğini benimser. Aşiretin, dini alanda yetişmiş alimler verdiği ve İslam kültürünün yayılması konularında etkili olduğu da belirtilir. Bazı bölgelerde Yezidi kökenli etkilerin görüldüğü iddiaları olsa da, genel kabul Sünni İslam kimliğidir.
5. Tarihsel Rolleri ve Katkılar
Hevêdî aşireti, tarih boyunca yalnızca yerel değil, ulusal tarihsel süreçlerde de roller almıştır:

Kurtuluş Savaşı
Hevêdî aşiretinden Hasan Bey gibi liderler, Kurtuluş Savaşı döneminde özellikle Kuvâ-yi Milliye hareketi içinde aktif rol oynamıştır. Gaziantep ve Maraş savunmalarında gösterdiği mücadele ile bilinir. Bu çalışmalar, dönemin liderleri tarafından takdir edilmiştir.
Ayrıca Senem Ayşe gibi kadın liderlerin de bu savaşta yer aldığı, Maraş ve Antep savunmalarında aktif olarak mücadele ettiği aktarılır ki bu, aşiret tarihinde öne çıkan örneklerden biridir.
İran’daki Mahabad İsyanı ve Diğer Destekler
Bazı kaynaklar Hevêdî aşiretinin 1946’da İran’daki Mahabad isyanına destek verdiğini, aşiret reislerinden Simko Ağa’nın gönüllülerle katıldığını belirtir. Bu anlatı, aşiretin bölgesel milliyetçi ağlarla etkileşimini gösterir.
6. Kimlik Tartışmaları
Hevêdî aşiretinin kimliği, tarihsel kaynaklar ve modern anlatılar arasında tartışma konusu olmuştur. Özellikle bazı Türk kaynaklarında aşiretin Avşar Türkmenleri ile ilişkilendirildiği yönünde görüşler bulunur. Buna karşılık, Osmanlı arşivleri ve Kürt kaynaklarında aşiretin Kürt kimliği baskın şekilde tanımlanır. Bu kimlik tartışması zaman zaman sosyal medyada ve popüler tarih anlatılarında gündeme gelir.
Sonuç
Hevêdî (Hevedi / Hevedan) aşireti, Kürt aşiretleri arasında tarihsel derinlik ve geniş coğrafi yayılım bakımından önemli bir yere sahiptir. Osmanlı döneminden günümüze kadar gelen bu topluluk, tarihsel rollerinin yanı sıra kültürel ve sosyal yapısıyla da bölgede etkili bir kimlik olarak varlığını sürdürmektedir. Bugünkü dernekleşme girişimleri, bu kimliği ve tarihsel mirası sistemli bir şekilde koruma çabasının göstergesidir.
